2022 Yılında Açılan Davalar

  • 01. Banka Promosyon Sözleşmeleri İçin Dava Açtık

    Kamu emekçilerini ekonomik yıkıma sürükleyen enflasyon şartları, banka promosyon sözleşmeleri bakımından ciddi bir mağduriyete dönüşmüş durumdadır. En iyi şartlarda TÜİK verilerine bile bakıldığında %85’e dayanan enflasyon karşısında, üç senelik imzalanan promosyon sözleşmeleri geçerliliğini yitirmiştir. Tarihi kar rekorları kıran bankaların kamu emekçilerinin sırtından kazandığı milyarlar karşısında ezilen yine emekçi sınıfıdır.

     

    Aylardır bu sözleşmelerin hukuki anlamda temelinin çöktüğü, günün koşullarına uyarlanması gerektiği konusundaki uyarılarımıza ve başvurularımıza sözleşmelerin tarafı idareler kulak tıkamakta, yandaş etkisiz yetkili sendika da göstermelik birtakım açıklamalarla günü güne satmaktan başka kamu emekçileri adına hiçbir girişimde bulunmamaktadır.

     

    Örneğin, Eğitim-İş’in yetki aldığı Keşan’da 2022 yılı temmuz ayında yapılan promosyon anlaşmasında 25.250TL gibi bir rakama imza atılmış olması karşısında, bugün itibarı ile geçmiş tarihte yapılan sözleşmeler gereği ödenecek rakamlar pek çok yerde 3000 ile 5000 civarlarındadır. Aradaki uçurumun sebebinin de yine bu etkisiz yetkili sendika ve kamu emekçilerini gözetmeyen idareler olduğunu başta bu sendikanın üyesi kamu emekçileri olmak üzere tüm yurttaşlar bilmelidir.

     

    Gelinen noktada sermayedar bankalar karşısında sus pus olanları beklemek yerine Eğitim-İş olarak yine öncü olacağız.

     

    Emsal olması açısından; Ankara 3 No’lu Şubemizin ODTÜ, Diyarbakır İl Temsilciliğimizin ise Milli Eğitim Müdürlüğü’ne promosyon sözleşmelerinin güncellenmesi/feshedilmesi yönünde yapmış oldukları başvuruların zımnen reddedilmesi işlemlerinin iptali için Sendikamızca dava açılmıştır. Ayrıca devam eden süreçte gerekli adımları atmayan kamu emekçilerinin zararına sebep olan ilgili kamu idareleri ve görevlileri hakkında da hukuki girişimlerde bulunacağız.

     

    Tekraren bu sözleşmelere imza atmış tüm idareleri uyarıyoruz. Kamu emekçisini sermayedar bankalar karşısında savunmayan, bu sözleşmeleri feshetmeyen, günün koşullarına uygun hale getirmek için adım atmayan yöneticilerin sorumluluğunun peşini bırakmayacağız.

  • 02. Aday Öğretmenlik Ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliğine Dava Açtık

    Gündeme geldiği günden itibaren her aşamasında karşı durduğumuz Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öngörülen, kariyer basamakları sisteminin uygulanmasına dair yürürlüğe konulan Aday Öğretmenlik Ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliğine Danıştay nezdinde dava açılmıştır.

     

    Ayrıca Yönetmeliğin dayanağı niteliğinde olan 7354 Sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun ilgili hükümleri hakkında somut norm denetimi kapsamında Anayasa Mahkemesi’ne iptal başvurusu yapılmasını talep ettik.

     

    Davada; örgütlenemeyen, eleştiremeyen, sorgulayamayan öğretmenler hayalini kuran AKP iktidarının, aday öğretmenlik sürecinde memuriyet güvencesini hiçe sayan, bütünüyle keyfi ve kayırmacılığa yol açacak, yandaş sendikalarının baskılarını zirveye çıkarma amacıyla öngördüğü aday öğretmenlik sürecine ilişkin hükümlerin iptali talep edilmiştir.

     

    Ayrıca temel dil bilgisi ve genel mantık ile dahi örtüşmeyecek şekilde çelişkili olarak zaten uzmanlık mesleği olan öğretmenliğe “uzman öğretmenlik” unvanını, yalnızca Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’e atfen kullanılan “başöğretmenlik” unvanını getirerek kamu emekçileri arasında dayanışma yerine, yarışı hakim kılmayı amaçlayan, eşit işe eşit ücret ilkesini yok sayan düzenlemelerin iptalini talep ettik.

     

    Eğitim-İş olarak AKP iktidarının adım adım öğretmenlik mesleğinin saygınlığını zedeleyecek, kamu emekçileri arasında çalışma barışını bozacak uygulamalarına karşı durmaya devam edeceğimizin bilinmesini isteriz.

  • 03. Başmüfettişlik ve Müfettişlik Kadrolarına Yapılan Atamaların İptal Edilmesini İstedik

    Sendikamız tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği Mülakat ve Atama Kılavuzunun iptali amacıyla açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri anılan kılavuzun öncesinde yürütmesinin durdurulmasına sonrasında iptaline kesin olarak karar vermiştir. Karara rağmen MEB tarafından, hukuka aykırı şekilde, kılavuza göre Bakanlık Maarif müfettişliği mülakatları ve sonrasında atamaları gerçekleştirilmiştir.

    MEB’e yazı yazarak Başmüfettişlik ve müfettişlik kadrolarına yapılan atamaların tamamının iptal edilmesini istedik.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

     

    Dilekçe için tıklayınız