Danıştay Kararları

  • 01. Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Danıştay’dan İptal Kararı

    01.07.2015 tarih ve 29403 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Giren Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin pek çok hükmü değiştirilmiş ve hukuka aykırı olan bu hükümlerin iptali için de sendikamızca dava açılmıştı.

     

    Sendikamızca açılan söz konusu davada Danıştay yönetmeliğin bazı hükümlerinin iptaline karar vermiştir.

     

    İptal edilen hususlardan biri Yönetmeliği 64. Maddede yer alan okul birinciliği tespitine ilişkindir. Yönetmeliğin 64. Maddesine eklenen “…10 puandan fazla davranış puanı indirilmiş ve iade edilmemiş olanlar ile mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz.” düzenlemesi iptal edilmiştir.

     

    Yine kararda 64. Maddede yer alan “okul öğrenci ödül ve disiplin kurulunun da görüşü alınarak” ibaresinin de yürütmesi durdurulmuş, okul birinciliği tespitinde disiplin kurulunun görüşünün alınması hükmü ortadan kaldırılmıştır.

     

    Söz konusu kararda bir başka önemli husus olarak, öğrenci disiplin hükümlerine ilişkin olarak da iptal kararı verilmiştir.

     

    Yönetmelikte 164. maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde, “İzinsiz gösteri, etkinlik ve toplantı düzenlemek, bu tür gösteri, etkinlik ve toplantılara katılmak” fiili “okuldan 1-5 gün arasında kısa süreli uzaklaştırma” cezasını gerektiren fiil ve davranışlar arasında sayılmıştır. Bir anayasal hakkın kullanımı niteliğinde olan toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma hakkının bu şekilde sınırlanmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bu düzenleme iptal edilmiştir.

     

    Ayrıca dava konusu yönetmeliğin 164. maddesinin 2. fıkrasının (l) bendinde yer alan okuldan uzaklaştırma cezasının öngörüldüğü  “Millî ve manevi değerlere, genel ahlak ve adaba uygun olmayan, yanlış algı oluşturabilecek tutum ve davranışlarda bulunmak”, şeklinde maddesinde ve 3. fıkrasının (p) bendinde “Genel ahlak ve adaba uygun olmayan, yanlış algı oluşturabilecek tutum ve davranışları alışkanlık hâline getirmek” şeklinde yer alan hükümlerden “yanlış algı oluşturabilecek” şeklinde muğlak ve keyfi disiplin cezası verilmesine imkan sağlayan hükmü de iptal etmiştir.

     

    Üyelerimiz ve tüm kamu emekçilerinin yanı sıra öğrencilerimiz için de hukuki mücadeleyi her alanda sürdürmeye devam edeceğiz.

  • 02. Danıştay’dan “Atatürkçülüğün” Milli Eğitim Sisteminin Temel Unsuru Olduğu Kararı

    16.09.2017 tarih ve 30182 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile; yönetmeliğin 109.maddesi ile 111. maddelerinden öğretmenler kurulu ve sınıf/alan zümrelerinde, Atatürkçülük ile ilgili konuların gündeme alınıp görüşülecek konular arasından çıkarılması nedeniyle, anılan yönetmeliğin diğer pek çok hukuka aykırı hususları ile birlikte bu düzenlemesine karşı Danıştay nezdinde dava açtığımızı duyurmuştuk.

     

    Görülen davada Danıştay, “Anayasa ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu çerçevesinde Milli eğitim politikasına uygun eğitimin verilmesi bağlamında öneme sahip olan öğretmenler kurulu ve zümre öğretmenler kurulunda, görüşülecek konular arasında Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun ve bir bütünlük içinde “Atatürkçülüğün” yer alması gerektiği kabul edilmelidir.”

     

    şeklindeki gerekçesiyle Atatürkçülüğün, Atatürk ilke ve devrimlerinin Milli Eğitim Sisteminin temel unsuru olduğu ve derslerde işleniş şekline ilişkin planlama yapılması konusunda öğretmenler kurulu ve zümre toplantılarında görüşülmesi gerektiği, bu hususun yönetmelikten çıkarılmasını hukuka aykırı görmüş ve bu nedenle de iptal kararı vermiştir.

     

    Daha önce de benzer şekilde açtığımız davalarda defalarca Danıştay tarafından da vurgulandığı üzere, Atatürk ilke ve devrimlerinin Milli Eğitim Sisteminin temel unsuru olduğunu, mevzuattan ve okullarımızdan Atatürk’ün silinemeyeceğini Bakanlığın anlaması zorunludur.

     

    MEB’in Atatürk’ü mevzuattan ve okullardan çıkarma gayretine geçit vermeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 03. Danıştay Açılan İmam Hatiplerin Hukuka Aykırılığını Tescilledi
  • 04. Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’ne Danıştay’dan Yürütmeyi Durdurma Kararı

    01.07.2015 tarih ve 29403 Sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanarak Yürürlüğe Giren Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin pek çok hükmü değiştirilmiş ve hukuka aykırı olan bu hükümlerin iptali için de sendikamızca 31.08.2015 tarihinde dava açılmıştı.

     

    Söz konusu davada Danıştay yönetmeliğin bazı hükümlerinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir.

     

    Öncelikle söz konusu karar 64. Maddede yer alan okul birinciliği tespitine ilişkindir. Kararda üç ayrı husus yer almaktadır.

     

    Burada hatırlatmak gerekir ki disiplin cezası alan öğrencilerin okul birincisi olamayacağı şeklinde önceki yönetmelikte yer alan hükmün, yine Sendikamızca açılan davada, Danıştay yürütmesini durdurmuştu. Ancak Bakanlık, mahkeme kararlarını yok sayma alışkanlığının bir örneği olarak bu karara rağmen bu hükmü yönetmeliğe aynen eklemişti.  Şimdi ise Danıştay bu defa Bakanlığa, mahkeme kararlarını yerine getirmekten başka bir yolu olmadığını hatırlatarak tekrar yönetmeliğin 64. Maddesine eklenen “…10 puandan fazla davranış puanı indirilmiş ve iade edilmemiş olanlar ile mezun olduğu ders yılının tamamını bulunduğu okulda okumayan öğrenciler okul birincisi olamaz. Hükmünün yürütmesini yine durdurmuştur.

     

    Yürütmesi durdurulan bir başka hüküm ise aynı 64. Maddede, “..bütün derslerden başarılı olmasına rağmen stajını tamamlamayanlar…okul birincisi olamaz” şeklindeki hükümdür.

     

    Söz konusu bu hüküm özellikle yaz stajı olan meslek lisesi öğrencileri açısından mağduriyet yaratan bir hükümdü. Okul birincisi olabilecek durumdayken sırf Bakanlığın öngördüğü takvim ve uygulama nedeniyle stajını, okul birinciliği tespitinin yapılmasından sonra yapmak durumunda olan öğrenciler bakımından hak kaybına neden olacak bir hükümdü. Danıştay bu kararı ile bu mağduriyeti ortadan kaldırmıştır.

     

    Yine kararda 64. Maddede yer alan “okul öğrenci ödül ve disiplin kurulunun da görüşü alınarak” ibaresinin de yürütmesi durdurulmuş, okul birinciliği tespitinde disiplin kurulunun görüşünün alınması hükmü ortadan kaldırılmıştır.

     

    Söz konusu kararda bir başka çok önemli husus olarak, disiplin hükümlerine ilişkin olarak da yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

     

    Dava konusu yönetmeliğin 164. maddesinin 2. fıkrasının (l) bendinde yer alan okuldan uzaklaştırma cezasının öngörüldüğü  “Millî ve manevi değerlere, genel ahlak ve adaba uygun olmayan, yanlış algı oluşturabilecek tutum ve davranışlarda bulunmak”, şeklinde maddesinde ve 3. fıkrasının (p) bendinde “Genel ahlak ve adaba uygun olmayan, yanlış algı oluşturabilecek tutum ve davranışları alışkanlık hâline getirmek” şeklinde yer alan hükümlerden “yanlış algı oluşturabilecek” şeklinde muğlak ve keyfi disiplin cezası verilmesine imkan sağlayan hükmün yürütmesini durdurmuştur.

     

    Son günlerde kamuoyunda gündem oluşturan ve çığ gibi büyüyen liseli öğrencilerimizin bildirileri bakımından disiplin süreçlerine dayanak oluşturabilecek ve haksız cezalara muhatap olabilecekleri düşünüldüğünde bu hukuka aykırı hükmün yürütmesinin durdurulmasının oldukça önemli olacağı düşünülmektedir.

     

    Sonuç itibarıyla okul birincilerinin belirlenme sürecini doğrudan etkileyecek bu karar için Bakanlığın acilen bir genelge yayınlaması gerekmektedir.

     

    Geçtiğimiz hafta içinde okul birincilerinin tespiti yapılarak ÖSYM’nin istemi üzerine sisteme girildiği bilinmektedir. Ancak henüz sınav ve yerleştirme takvimi başlamadığından, bir hak kaybı ya da bir karmaşa yaşanmayacaktır. Bu doğrultuda Bakanlığın yayınlayacağı bir yazı doğrultusunda okulların zaman kaybetmeksizin söz konusu karar gereği okul birinciliği belirlemelerini tekrar yaparak ÖSYM’ye bildirmeleri zorunludur.

     

    Bakanlığın burada acilen hareket etmemesi halinde yaşanacak karmaşa konusunda şimdiden uyarıyoruz. Acilen gereğinin yapılmaması halinde üniversiteye yerleştirme işlemlerinde kaos yaşanacak ve binlerce davanın açılmasına sebebiyet verilecektir. Konuyla ilgili olarak Bakanlık nezdinde gerekli girişimlerde bulunulacaktır.

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 05. Danıştay’dan “Milli Eğitime” Tokat Gibi Karar; “Türk Milli Eğitim Sisteminin Temeli, Atatürk İlke Ve İnkılaplarıdır!”

    Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelik’in 15. maddesinde düzenlenen, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcılığı yazılı sınavı sınav konuları arasında “Atatürk İlke ve İnkılapları” konusunun yer almaması ve bununla birlikte hukuka aykırı diğer hükümlerin iptali için dava açtığımızı duyurmuştuk.

     

    Görülen davada Danıştay, Milli Eğitim Bakanlığı’na, anlamak zorunda olduğu bir hususu yeniden hatırlatmıştır; “Türk Milli Eğitim Sisteminin temeli Atatürk İlke ve İnkılaplarıdır.”

     

    Danıştay kararında; Türk Milli Eğitim Sisteminin temelinde Atatürk ilke ve İnkılaplarının bulunduğu, bu nedenle Türk Milli Eğitim sisteminin yönetim kademesinde yer alan müdür yardımcısı ve müdür yardımcılarının da belirtilen esaslar dahilinde eğitim vermesini sağlamak amacıyla Atatürk İlke ve İnkılap tarihi konusunda belirli bir seviyede bir bilgi sahibi olması gerektiğini ifade etmiştir.

     

    Anılan karar sadece kurumsal olarak Bakanlığa değil, milli eğitimin her kademesinde görev yapan yöneticilere de bir uyarı niteliğindedir. Danıştay açıkça, Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı hiçbir faaliyette bulunamazsınız! Öğrencilere bu temel değerler çerçevesinde eğitim vermek zorundasınız! demiştir.

     

    Aynı gerekçelerle Yazılı Sınav Başvuru kılavuzunun da yürütmesi durdurulmuştur.

     

    Söz konusu davada çok önemli başka bir mesele daha görüşülmüştür.

     

    Kangren halini alan yönetici görevlendirmelerinde, müdürlerin yalnızca sözlü sınavla atanması meselesi de kararda yer almıştır. Danıştay 2. Dairesinin, Tetkik hakimi ile beş üyesinden iki tanesi, müdürlük görevlendirmelerinin yalnızca sözlü sınavla yapılmasının kariyer ve liyakat ilkesine aykırı olduğu yönünde görüş bildirmiş ancak diğer üyelerin oy çokluğu ile iptal talebimiz reddedilmiştir. Bu husus dahi tek başına uygulamanın ne denli sorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. Buna ilişkin hukuki süreç sendikamızca sürdürülecektir.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 06. Yönetici Görevlendirmede Danıştay’dan Yeni Karar

    Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmesine Dair Yönetmeliğin 24. Maddesine, 27.01.2016 tarihli yönetmelik ile 5. Fıkra olarak “Dört yıllık görev süresini dolduran müdür başyardımcıları ve müdür yardımcılarının görev süreleri, eğitim kurumu müdürünün inhası, il millî eğitim müdürünün teklifi ve valinin onayı ile dört yıl süreyle uzatılabilir.” hükmü eklenmiş ve yine aynı yönetmeliğin 26. Maddesinin 3. fıkrası “(3) Kurucu müdür olarak görev yapmakta oldukları eğitim kurumuna, bu kuruma müdür normunun verildiği ilk dönemde müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlar ile müdürlükte dört yıllık görev süresini tamamlayanlardan hâlen müdür olarak görev yaptıkları eğitim kurumuna yeniden müdür olarak görevlendirilme isteğinde bulunanlara, söz konusu eğitim kurumları ile sınırlı olmak üzere, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenen puanlara sekiz puan daha ilave edilir.” şeklinde değiştirilmişti.

     

    Söz konusu düzenlemelerin iptali için kayırma ve kadrolaşma amacıyla düzenlendiği, eşitlik ilkesine aykırı olduğu, kariyer ve liyakatı gözetmediği, üst normlara aykırı olduğu gerekçeleriyle Danıştay nezdinde dava açtığımızı duyurmuştuk.

     

    Açtığımız davada da Danıştay, anılan hükümlerin işaret ettiğimiz gerekçeler doğrultusunda hukuka aykırı olduğuna hükmetmiş ve anılan hükümlerin yürütmesinin durdurulması gerektiğine karar vermiştir.

     

    Sonuç olarak müdür yardımcıları ve müdür başyardımcılarının görev sürelerinin tekrar uzatılmasında yazılı sınavdan muaf tutulmasına ilişkin düzenleme ile kurucu müdürler ve mevcut okul müdürlerine yeniden görevlendirmede ilave 8 puan verilmesine yönelik düzenlemenin yürütmesi durdurulmuştur.

     

    Bakanlığın tam bir kaosa dönüştürdüğü yönetici görevlendirmelerinde kariyer ve liyakatı gözetecek düzenlemeleri yapmak zorunda olduğu konusundaki uyarılarımızı da yineliyoruz.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 07. “ADEY” Uygulamasına Karşı Açtığımız Davada Danıştay’dan İptal Kararı

    Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim çağındaki çocukların okula devamlarının sağlanması, devamsızlığın erken tanılanması, değerlendirilmesi, devamsızlık yapan çocuğa yönelik bireyselleştirilmiş müdahale yapılmasını sağlamak için Aşamalı Devamsızlık Yönetimi (ADEY) Uygulamasını geliştirmiş ve bu kapsamda yer alan uygulama kılavuzunu yayınlamıştı.

     

    Sendikamızca, söz konusu uygulamanın; devamsızlık yapan öğrenciyle ilgili önlem alınması için yapılacak olan ev ziyaretlerinde “kanaat önderi”, “din görevlisi” gibi kimseler ile işbirliği yapılmasını öngörmesi nedeniyle LAİKLİK İLKESİ’ne aykırı olduğu, uygulamanın öğretmenler nezdinde de ANGARYA YASAĞININ ihlali anlamına geleceği, uygulama kapsamında doldurulacak RİDEF formlarında yer alan, öğrencilere sorulacak olan Evinizde ne sıklıkta bir küslük veya tartışma yaşanır? Anne, baba, kardeşler veya akrabaları arasında suç işlediği için cezaevinde kalan kişi var mı? Sigara içiyor mu?Alkollü içki içiyor mu?şeklinde sorular yer aldığı ve bunların da veri tabanına kaydedilmesi nedeniyle bunun ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL sonucunu doğuracağı ve bunun aslında FİŞLEME olduğu, çocukların psikolojisini etkileyecek nitelikteki bu soruların psikolojik ve pedagojik eğitimi olan uzman kişilerce sorulması gerektiği gerekçeleriyle uygulamanın iptali için açılan davada Danıştay yürütmenin durdurulması yönünde karar vermişti.

     

    Danıştay, şimdi ise esastan verdiği kararda, söz konusu uygulamanın işaret ettiğimiz bu gerekçeler nedeniyle hukuk aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği yönünde hüküm tesis etmiştir.

     

    Bakanlığın çoğu konuda olduğu gibi bilimsel altyapısı olmaksızın, eğitim sendikalarının görüşünü almaksızın “ben yaptım oldu” anlayışıyla hayata geçirdiği bir uygulama daha mahkeme kararı ile ortadan kaldırılmıştır. Bakanlığın, hayata geçireceği uygulamalarda eğitim bileşenlerinin görüşlerini alması ve süreçlere dahil etmesi gerekliliğinin ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Bakanlığı, eğitim sisteminin sağlıklı yürümesi için çabalayan tüm bileşenler adına işbirliği konusundaki bu yanlış tutumundan vazgeçmeye davet ediyoruz.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 08. Nöbet Tutmama Eylemini Danıştay Da Sendikal Faaliyet Kapsamında Gördü

    Tekirdağ Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca “Nöbet görevini yerine getirmediği” gerekçesiyle sendikamız üyesi Öğretmen Neslin Çakır ile ilgili verilen 1/30 oranında ki maaş kesimi cezası üzerine Tekirdağ İdare Mahkemesi’nde açılan iptal davasında, mahkemece nöbet tutmama eylemi sendikal faaliyet kapsamında görülerek disiplin suçu işlenmediği sonucuna varılarak cezanın iptaline karar verilmişti. Mahkeme kararı, Tekirdağ Valiliği’nce temyiz edilmiş; temyiz talebi, Danıştay 12. Dairesi’nce reddedilerek ilk derece mahkemesi kararı üyemiz lehine onanmıştır.

     

    Nöbet tutmama eyleminde hukuksal zeminde haklı olduğumuzu gösteren Danıştay 12.Dairesi’nin “Onama kararının” bir örneğini, bu konuda açılmış ve hala devam etmekte olan davalara da emsal teşkil edebileceği düşüncesiyle sitemizde yayınlıyoruz.