
Yayla Ortaokulu’nda İngilizce Öğretmeni Derya Yönder’in, bir veli tarafından yüzünden yaralanacak şekilde saldırıya uğraması; kabul edilemez, affedilemez ve asla sıradanlaştırılamaz bir şiddet olayıdır. Bu saldırı yalnızca bir öğretmene değil, öğretmenlik mesleğine, eğitime ve toplumun geleceğine yönelmiştir.
Meslektaşımız Derya Yönder’in yanında olduğumuzu ve bu vahim saldırıyı en güçlü şekilde kınadığımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Yaşanan bu olay, kesinlikle münferit değildir. Yıllardır öğretmeni değersizleştiren, itibarsızlaştıran, otoritesini zayıflatan ve eğitim sistemini bilimsel temellerinden uzaklaştıran politikaların doğal bir sonucudur.
Öğretmeni hedef gösteren söylemler, eğitim dışı yapıların protokollerle okullara dahil edilmesi, ataması yapılmayan yüzbinlerce öğretmenin yarattığı güvencesizlik ortamı, asgari ücretin bile altında çalıştırılan ücretli öğretmenlik uygulamaları ve okul yöneticilerinin liyakatsiz, etkisiz konuma itilmesi; bugün şiddeti kaçınılmaz hâle getiren koşulları yaratmıştır.
Bu politik tercihler, öğretmeni hem sınıfta hem toplum önünde savunmasız bırakmıştır. Öğretmen ve öğrenci bakımından güvenlik açıkları artık gizlenemez boyuttadır. Söz konusu olayda öğretmenle velinin uygun bir güvenlik düzeni olmadan aynı odada yüz yüze getirilmesi, profesyonel güvenlik görevlisi bulunmaması, kriz anında devreye girecek bir protokolün işletilmemesi ve idarenin temel sorumluluklarını yerine getirememesi; şiddetin yaşanmasına doğrudan zemin hazırlamıştır.
Bu durum açıkça göstermiştir ki okullarımız, güvenli eğitim ortamları olmaktan uzaklaşmış ve öğretmenlerin can güvenliği bile tamamen şansa bırakılmıştır. Bu saldırı, ertelenemez adımların artık mecburi hâle geldiğini göstermektedir. Her okulda profesyonel güvenlik görevlisi bulundurulmalı, veli–öğretmen görüşmeleri kontrol altında ve idari gözetimde gerçekleştirilmelidir.
Öğretmen ve öğrenci güvenliğini esas alan kapsamlı bir protokol tüm okullarda uygulanmalı, okul yöneticilerine kriz yönetimi eğitimi zorunlu hâle getirilmeli ve şiddet olaylarında idari makamların sorumluluğu açık bir şekilde tanımlanıp yaptırımlarla desteklenmelidir. Görevini yerine getirmeyen hiçbir idari yapının korunmasına izin verilmemelidir.
Eğitim-İş olarak talebimiz nettir: Öğretmenlik mesleğinin itibarı ekonomik, sosyal ve mesleki olarak güçlendirilmelidir. Okullar bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışıyla yeniden güvenli kurumlara dönüştürülmelidir. Öğretmene yönelik saldırılarda hukuki süreç hızlandırılmalı, en ağır yaptırımlar uygulanmalı ve bu süreçler hiçbir şekilde örtbas edilmemelidir.
Yayla Ortaokulu’nda yaşanan saldırı, tüm eğitim sisteminin alarmıdır. Öğretmene uzanan her el, geleceğimize uzanmaktadır. Bu düzeni kabul etmiyor, meslektaşımız Derya Yönder’in yanında olduğumuzu güçlü şekilde ifade ediyoruz.”
Basın: Pusula Gazetesi
