2018 Yılında Açılan Davalar

  • 01. Sınav Görevlerindeki Hukuksuzluğu Yargıya Taşıdık

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan merkezi sınavlarda görev alan öğretmenlerin (kendilerinden kaynaklanan ya da kaynaklanmayan)  en basit kusurlarında;

     

    –  Disiplin soruşturması

     

    –  Bir yıl sınav görevi verilmemesi uygulaması,

     

    Şeklindeki cezalandırmaların yanı sıra, bir yıl boyunca (ceza nedeniyle) görev alınmayan sınavlar için de ortalama puan eklenmesi uygulaması yapılmaktadır. Sınav görevleri en az puanı olan öğretmenden başlanarak verilmektedir. Öğretmenler; görev alınamayan dönemde puan verilmek suretiyle ceza süresi sona erdikten sonra da sınav görevi alamamakla karşı karşıya kalmaktadırlar.

     

    Bir yıl boyunca cezalı durumda olduğu için görev alamayan öğretmene görev almadığı dönem (sınavlar) için puan verilmesi hukuksuzluğunu yargıya taşıdık.

     

    Burada adeta üç çeşit cezalandırma söz konusudur ki hukuken bir kişinin aynı fiilden birden fazla cezalandırılması mümkün değildir.

     

    Yargıya taşıdığımız konuya ilişkin bir karar çıkması halinde ayrıca paylaşılacaktır.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 02. Hayvanlara Eziyet Edip Gizlice Öldüren Belediyeyi Yargıya Taşıyoruz

    İktidarın toplumu kutuplaştırma, sevgisizleştirme, kindarlaştırma politikaları; sadece insanlara değil bu topraklardaki cümle canlıya da zulüm olarak dönmeye devam ediyor.

     

    Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin Güçten Düşmüş Sahipsiz Hayvan Bakım Merkezi’nde yaşanan hayvan katliamına dair görüntü ve belgeler, ne yazık ki bu durumun son örneği oldu.

     

    Şehrin sokaklarından toplanan ya da sahipleri tarafından barınağa bırakılan köpeklerin sistematik bir şekilde öldürüldüğü, ilaç verilerek uyutulan köpeklerin daha sonra çöp torbalarının içinde yine Büyükşehir Belediyesine ait Çöp Toplama İstasyonu’na bırakıldığı ve burada belediye araçlarıyla preslendiği ortaya çıktı.

     

    SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

     

    OdaTV haber portalında belge ve görüntülerle ispatlanan bu skandala dair itiraflarda bulunan bir belediye çalışanı, Ocak 2018’den bu yana bu şekilde 500’e yakın köpeğin katledildiğini anlattı. “Gördüklerimden sonra uyku uyuyamaz oldum” diyen bu çalışan, belediyenin köpekleri öldürülme yöntemleri arasında aç bırakarak birbirini parçalar hale gelmelerine yol açmanın da olduğunu itiraf etti.

     

    Eğitim-İş olarak bu alçaklığa karşı bayrak açıyoruz. İnsanı seven bir nesiller yetiştirmenin, doğayı ve hayvanı seven insanları çoğaltmaktan geçtiğini bilen eğitimciler olarak, bu vahşete karşı başkaldırıyoruz.

     

    Masum hayvanlara işkence eden alçakların, savunmasız insanlara işkence yapma fırsatını henüz bulamamış caniler olduğunu biliyor ve bu caniler hakkında suç duyurusunda bulunuyoruz. Ne olursa olsun bu katliamın peşini bırakmayacağımızı ilan ediyoruz.

     

    2013’te şaşalı törenlerle açılan 150 bin metrekarelik bu yaşam alanında hayvan katliamını, sırf tesisler daha temiz görünsün ve şehir merkezinde daha az sokak hayvanı bulunsun diye emreden yetkiler, hem yargı önünde hem de halkın vicdanında hesap verecektir!

     

    SİYASİLER SAMİMİYETİNİ GÖSTERMELİ

     

    Dileğimiz odur ki mensubu oldukları siyaset tarafından da ibret-i alem olması için yaptırıma tabi tutulsunlar. Her seçim öncesinde daha önce oraya iliştirilen bir hayvancağızın başını okşarken medyaya boz veren siyasilere sesleniyoruz:

     

    Aynı zamanda partinizin bayrağını taşıyan bu ahlaksızlar, sizden de götürecektir. Bu ahlaksızlığa, vicdansızlığa karşı bir girişimde bulunmazsanız, katliamın ortağı olacaksınız.

     

    Eğitim-İş olarak tüm duyarlı yurttaşlara da sesleniyoruz: Çocuğunuzun ileride kafesteki kuşu şemsiyenin ucuyla dürten bir insan olmasını değil; doğaya, onun barındırdığı tüm canlılara ve insanlığın kazanımlarına saygı duyan bir birey olmasını istiyorsanız, siz de sessiz kalmayın! Bu dik ve vicdanlı duruş, evlatlarımıza, geleceğimize ve vatanımıza borcumuzdur. Katliamı yapan belediyenin taşıdığı siyasi bayrağın altındakilerin sıkça dediği gibi: “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır!”

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 03. Karma Eğitimi Kaldırmaya Yönelik Düzenlemeyi Yargıya Taşıdık

    10.09.2018 tarihinde yayınlanan Millî Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile  “Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır.” şeklindeki fıkranın kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla dava açılmıştır.

     

    Yerelde pek çok fiili uygulamaya dayanak oluşturmak adına söz konusu bu değişikliğin öngörüldüğünü ifade etmek gerekir.

     

    Bununla birlikte aynı yönetmelikte yer alan ve daha önce de yargıya taşıdığımız okullarda kız, erkek mescit açılmasını zorunlu kılan düzenlemenin ve Anadolu liselerinin açılabilmesi için en az iki şube kadar öğrenci bulunması, derslik sayısının 40’tan fazla olmaması gibi şartlar getirilmesine rağmen imam hatip liselerinde bu şartların aranmamasına ilişkin hükmün de iptali talep edilmiştir.

     

    Her yıl bir adım daha fazla imam hatip liselerine sağlanan ayrıcalıkların, iktidarın imam hatip politikasının iflas ettiğinin de göstergesi olduğu ortadadır. Tüm olanaklara ve mevzuat düzenlemesine rağmen boş kalan imam hatipleri ne şekilde dolduracağını bilemeyen Bakanlığın yeni bir adımı olarak gördüğümüz bu hamlenin de sonuç üretmeyeceği açıktır.

     

    Laik ve çağdaş eğitimi savunan Eğitim-İş, karma eğitimin ihlaline, tüm okulların imam hatipleştirilme amacına geçit vermeyecektir.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 04. Haftasonu Mesleki Çalışmayı Yargıya Taşıdık

    Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nce ilan edilen, “Öğretmenlerin 2018 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Programında” 1. Hafta olarak belirlenen takvimde, 9 Haziran 2018(Cumartesi) ve 10 Haziran 2018(Pazar)günü öğretmenlerin çalışmalarını öngörmüştür.

     

    Daha öncesinde yaptığımız duyurularda ve valiliklere yaptığımız başvurularda bu uygulamadan dönülmesi gerektiği konusundaki uyarılarımız karşılık bulmamış ve bakanlık memurun dinlenme hakkını ve angarya yasağını hiçe sayan anlayışını değiştirmemiştir.

     

    Bu sebeple “Öğretmenlerin 2018 Haziran Dönemi Mesleki Çalışma Programında” 1. Hafta olarak belirlenen takvimde, 9 Haziran 2018 (Cumartesi) ve 10 Haziran 2018 (Pazar) gününe ilişkin programın yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtık.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 05. Liseye Geçiş Sistemini Yargıya Taşıdık

    Bilindiği gibi mevcut TEOG sistemi bir gecede hiçbir altyapı ve hazırlık olmaksızın alelacele değiştirilmiş, sınava çok kısa süre kalmasına rağmen tam bir belirsizlik ortamı yaratılmıştır. Bakanlığın yeni sistemde “nitelikli okullar” olarak tarif ettiği sınavla öğrenci alacak okullar listesi de kılavuzla yayınlanmış ve ortaya öğrenciye ya imam hatip ya da özel okul mecburiyeti sunulmuştur. Bu okullar arasında yılların birikimi ile Anadolu’da köklü bir gelenek yakalamış pek çok başarılı Anadolu Lisesi de bu listede yer bulamamış ve kaderine terkedilmiştir.

     

    Milli Eği̇ti̇m Bakanlığı’na yaptığımız;

     

    Zamanlama açısından yanlış olan sistem değişikliğine,

     

    Yeni uygulamaya girecek sistemin yanlışlığına,

     

    Yol yakınken dönülmesi, çocuklarımız için geleceğimiz için oluşturulacak sistemin tüm paydaşların katkısı ile beraberce oluşturulmasına yönelik çağrılarımız karşılık bulmamıştır.

     

    Gelinen noktada okullar da iflas etmiş eğitim sisteminin ikrarı olarak nitelikli niteliksiz tanımlaması ile ayrıştırılmıştır. Asli görevi tüm okulları nitelikli yapmak olan ve bu görevlerini unutanların yanlışlığına dur demek için yeni sisteme ilişkin yönetmeliğin ilgili maddelerini, yönergeyi ve kılavuzu yargıya taşıdık.

     

    Yargıdan çıkacak iptal kararı sonrası oluşacak kaosun sorumlusu biz olmayacağız. Sorumlu yeni sistemin kurucuları, uygulayıcıları ve dayatıcıları olacaktır. Bu halde Danıştay’a da bu kaosa yol açmamak adına bir an önce karar vermesi sorumluluğu düşmektedir.

     

    Tekrar uyarıyoruz, yanlış yoldasınız. Hatanın neresinden dönülse kardır. Bugün sınav kalkacak denildiği halde 1milyona yakın öğrenci sınava başvurmuştur. Bu dahi doğru yolda olmadığınızın ispatıdır… Bir de eleme amaçlı olarak sorular seçici ve söz yerinde ise zor olacak ve bu da yüzbinlerce öğrencide farklı bir psikolojik travma yaratabilecektir.

     

    Eğitim-İş olarak öğrencilerin parasız, nitelikli, laik, çağdaş eğitim alması temel görevimizdir. Bu konuda da daha önce olduğu gibi bundan sonrada üzerimize düşenleri yapmaktan bir adım geri durmayacağız.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 06. Rehberlik Genelgesini Yargıya Taşıdık

    Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 15.02.2018 tarih ve 3296874 sayılı Rehberlik Hizmetleri Konulu 2018/6 Genelgesinin;

     

    5- Norm fazlası olan rehberlik öğretmenlerinin ihtiyacı karşılayamaması durumunda öncelikle birden fazla rehberlik öğretmeni olan okullardan görevlendirme yapılması; bu durumdaki görevlendirmeler yapılırken istekli olanlar yoksa aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir;

     

    a) Hizmet puanı düşük olan rehberlik öğretmenden başlayarak görevlendirme yapılacaktır

     

    b) Rehberlik öğretmen kadrosunun bulunduğu okul/kurum dışında yalnızca bir okul/kuruma görevlendirilebilecektir.

     

    c) Okul rehberlik servislerine yapılacak olan görevlendirmeler haftada en fazla 2 gün olacak şekilde planlanacaktır.

     

    şeklinde yer alan 5.maddesinin iptali için Danıştay’da dava açılmıştır.

     

    Rehber öğretmenlerin kadrosunun bulunduğu okuldan başka okullarda da görevlendirilmesine olanak sağlayan bu düzenleme pek çok yönüyle hukuka aykırıdır.

     

    Ülkedeki okul sayısı, öğrenci sayısı, öğretmen ihtiyacı, ne kadar öğretmen yetiştirileceği, bu öğretmenlerin eğitimleri için yeterli üniversite sayısı ve bunların verdikleri mezun sayısı vb. verilerin değerlendirilerek bunlara uygun politikalar oluşturulmasının Devletin görevleri arasında olduğu açıktır. Dolayısıyla, Devletin asli ve sürekli hizmetlerinden olan eğitim hizmetlerinin memur ya da diğer kamu görevlisi statüsünde bulunanlar tarafından yürütülmesi gerekliliği karşısında, geçici görevlendirmeler gibi geçici çözümlerle hizmetin gereği gibi yerine getirildiğinden bahsedilmesi olanaksızdır.

     

    Bakanlık tarafından yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda öğrenciye imkan ve fırsat eşitliği temelinde, planlı ve bilimsel eğitimin sunulması zorunlu olup, yüzbinlerce atama bekleyen öğretmenin varlığı da dikkate alındığında ihtiyaç bulunan okullara kadrolu öğretmen ataması gerekmektedir.

     

    Atama bekleyen öğretmenlerin mağduriyetini dikkate almayan, mevcut eğitimin aksamasına neden olacak ve öğrencilerin imkan ve fırsat eşitliği temelinde ihtiyaçlarına göre kadrolu öğretmene kavuşmasına engel olan düzenlemenin iptali için Sendikamızca dava açılmıştır.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU

  • 07. İzmir Genelinde Yaşanan Karma Eğitim İhlallerini Yargıya Taşıdık

    Daha önce basın haberlerine de konu olan ve sendikamızca da gündeme getirilen İzmir İli genelinde karma eğitime aykırı uygulamaların söz konusu olduğu ve çok sayıda okulda da bunun ihlal edildiğine dair kamuoyunda oluşan tepki üzerine sendikamızca bu kapsamda İzmir Valiliği’ne yaptığımız başvuruda,

     

    Bu okullardan;

     

    –  Bir kısmı yalnızca kız ya da erkek öğrencilerin eğitim gördüğü okullar olduğu,

     

    –  Okulların bazılarında aynı okul binası içerisinde kız-erkek sınıflar oluşturulduğu,

     

    –  Bir kısmında ise okulun belli bölgelerinin yalnız kız ya da yalnız erkek öğrencilere tahsis edilerek karma eğitime aykırı uygulamaların söz konusu olduğu bildirilmiştir. Anılan aykırılıkların yaşandığı okulların isimleri de bildirilmiştir.

     

    Bu açıklamalar doğrultusunda da;

     

    1-  Mevcut durumda yalnız kız ya da yalnız erkek öğrencilerin eğitim gördüğü okulların açılması konusundaki zorunluluğun gerekçesinin ne olduğunun,

     

    2-  bununla birlikte adı geçen bazı okullarda iddialarda yer aldığı gibi kız erkek ayrı sınıfların oluşturulup oluşturulmadığı,

     

    3-  Okulun belli blok ve koridorlarının kız erkek olarak ayrılıp ayrılmadığı,

     

    konularında gerekli inceleme ve soruşturmanın yapılması, karma eğitim uygulamasına aykırılıkların giderilmesi ve olası adli ve idari yargısal süreçlere konu edilmek üzere bu tespit ve işlemlerin kurum bazında sonuçlarından sendikamızın bilgi edinmesinin sağlanması konusunda gereğinin yapılmasına ilişkin talepte bulunulmuştur.

     

    Ancak söz konusu başvurumuza ilişkin İzmir Valiliği, hiçbir inceleme soruşturma yapmaksızın talebimizi reddetmiştir.

     

    Laik ve çağdaş eğitimin temel ilkesi olan karma eğitim uygulamasının her gün törpülenmeye çalışıldığı her geçen gün bilimsel eğitimden biraz daha uzaklaşıldığı bilinmektedir.

     

    Eğitim-İş olarak öğrencilerimizin ayrım yapılmaksızın hep birlikte eğitim almasını sağlamak temel önceliğimizdir.

     

    İzmir ili genelinde yoğunlukla yaşanan ve karma eğitimi ihlal eden bu girişimleri yargıya taşıdık.

     

    MERKEZ YÖNETİM KURULU